Google+
psoriasis1[1]

                         Psoriasis – Sedef Hastalığı

Psoriasis Yunanca kaşıntı anlamına gelmektedir. Halk arasında sedef olarak bilinmektedir. Sedef ismi hastalığın üzerindeki sedefi-beyaz kepeklerden gelmektedir. Toplumumuzda sedef hastalığı, deride beyaz lekelerin oluşumuyla seyreden vitiligo (ala) hastalığıyla karıştırılmaktadır. Ancak bu iki hastalık birbirinden tamamen farklıdır.

psoriais yerleşim alanları

Sedef hastalığının sık yerleşim alanları

Sedef Hastalığının Klinik Belirtileri

Sedef hastalığı klinik belirtileri kişiye göre değişmekle birlikte aşağıdaki belirtiler sık gözlenmektedir.

  • Üzerlerinin sedefi renkte kepeklerin örttüğü kırmızı-pembe renkte döküntüler.
  • Küçük kepekli döküntüler
  • Kuru, ekzamaya benzeyen ve kolay kanayan deri
  • Kaşıntı ve yanma hissi
  • Tırnaklarda kalınlaşma ve kabalaşma
  • Eklemlerde şişme ve ağrı

Bu deri döküntüleri birkaç küçük kepekli yaradan vücudun büyük bir kısmını kaplayan büyük döküntülere kadar değişmektedir.

Sedef Hastalığının Klinik Seyri Nasıldır ?

Sedef hastalığı uzun süreli, tekrarlayıcı çoğu zaman yaşam boyu sürebilen zaman zaman alevlenme ve yatışma dönemleriyle seyreden hastalıktır.  Hastalık, her hastada farklı ve kişiye özgü bir seyir göstermektedir. Bir başka deyişle her hastanın sedefi farklıdır. Bazı hastalarda az sayıda  plak oluşur ve hiçbir zaman artmaz. Bazı kişilerde hastalık o kadar hafiftir ki hastalar sedef hastası olduğunu ancak dermatoloji muayenesi sonrası fark etmektedirler. Hastaların % 70’inde hastalık bu şekilde bölgesel ve hafif olarak kalır ve yayılmaz. Bazen  hastalık hafif olarak başlar ve zamanla dağılır.

2

Sedef Hastalığı vücudun en sık hangi bölgelerinde gözlenmektedir?

En sık saçlı deri, diz, dirsekler ve sırtın alt bölgelerinde gözlenmektedir.  Ya da çok şiddetli olabilir ve tüm vücudu kaplayabilmektedir.

1

Sedef Hastalığı Bulaşıcı mıdır ?

Sedef hastalığı kesinlikle bulaşıcı ve mikrobik bir hastalık değildir. Vücudun bir yerinden diğer bölgeye de bulaşma olmaz.

Sedef Hastalığının toplumda görülme özellikleri nelerdir?

Toplumun yaklaşık % 1-3 ünde görülür. Irksal görülme farklılıkları bulunmaktadır. (eskimolarda yok denecek kadar azdır) Kadınlarda erkeklerden daha erken yaşta başlama yatkınlığı göstermektedir. Ancak her yaşta görülebilir. Bazı ailelerde daha sık görülme eğilimi vardır. Hastaların yaklaşık üçte birinin ailesinde en azından bir hasta daha olması, genetik bir bağlantı olabileceğini düşündürmektedir.  Özellikle 30 yaşından önce başlayan ve şiddetli seyreden  hastalık için bu geçerlidir. Ancak sedef anne ve babaların her zaman çocuklarında sedef oluşacağı anlamına gelmemektedir.

Sedef Hastalığı Deri Kanserine Dönüşür mü ?

Hayır ! Sedef hastalığı deri kanseri riskini arttırmaz. Ancak kontrolsüz kullanılan bazı tedavi yöntemleri deri kanseri riskini arttırabilir. Bu nedenle tedavinin uzman gözetiminde sürdürülmesi önemlidir. Sedef hastalarında özellikle ileri yaşlarda lenfoma riskinin artmış olabileceği görülmektedir.

Sedef Hastalığında Önerilen Bir Beslenme Şekli Var mı ?

Sedef hastalığı alerjik bir hastalık değildir ve belirli bir besin nedeniyle oluşmaz. Ancak kırmızı et ve yağlı besinlerin fazla tüketimi hastalığın seyrine bir miktar olumsuz etkide bulunabilir. Bu besinlerin ayrıca kan yağlarını (kolesterol vb..) yükseltici etkisi de olduğundan dikkatli tüketilmelerinde yarar vardır.

Sedef hastalığı neden ortaya çıkmaktadır?

Psoriasisin nedenleri tamamen anlaşılmamıştır ama tıbbı araştırmalar bunun immün sistemle(Vücudumuzun savunma sistemi) ilgili olduğunu düşündürmektedir. Hepimizin kanında bulunan beyaz kan hücrelerinden T lenfosit hücreleri bizi bakteri ve virüs saldırılarından korumaktadır. Ancak psoriasis hastalığında bizim T hücrelerimiz yanlışlıkla kendi cilt hücrelerine saldırmaktadır. Bunun sonucunda daha fazla deri hücresi üretilmektedir. Deri hücrelerinin bu hızlı üretimi derinin normal yenilenme sürecini bozmaktadır. Normal deride en altta bulunan deri hücresinin en yukarıya kadar sürdürdüğü olgunlaşma süresi 21-28 gündür. Psoriasisde ise hücreler 2-3 günde bu süreci olgunlaşmamış hücrelerle tamamlamaktadır. Bu nedenle eski deri dökülmeden yenileri oluşur, ölü ve canlı hücreler gözle görülebilecek şekilde birikmeye başlamaktadır. Sonunda deride keskin sınırlı kırmızı yamalar gelişmekte bunlarında üzeri gümüş renkli kabuklarla kaplanmaktadır. Pullar kazındığında zemininde küçük kanayan noktacıklar ortaya çıkmaktadır.

3

Sedef Hastalığında Bağışıklık Sistemi Zayıf mıdır ?

Hayır. Sedef Hastalığı normal bağışıklık sistemi işlevlerini bozmaz. Örneğin sedef hastaları çok sık ateşli hastalıklar(enfeksiyon) geçirmezler. Sorun bağışıklık sisteminin hatalı tepkisidir. Bazı hastalar bağışıklık sistemini güçlendirdiği ileri sürülen bitkisel ürünler kullanmanın yararlı olabileceği yanılgısına kapılmaktadır. Bu, hatalı bir yaklaşımdır. Çünkü sedef tedavisinde kullanılan ilaçların önemli bir kısmı, tam tersine bağışıklık sisteminin hatalı ve aşırı tepkisini baskılamayı amaçlar.

3

Sedef Hastalığını arttıran faktörler nelerdir?

Alevlenmeye neden olan etkenler;

Ruhsal stres

stres

Alerjenler

alerji

Alkol

alkol

Soğuk ve kuru hava

soguk hava

İlaçlar

ilaclar

Enfeksiyonlar

ıinfections

Travma, kesi

travma

Sigara

webmd_rf_composite_photo_of_cigarette_and_psoriasis[1]

Hormonlar

hormon

Ağız-boğaz bölgesi başta olmak üzere bazı enfeksiyonlar, deriye yapılan travmalar, kesiler, ameliyatlar, basit bir böcek sokması veya şiddetli güneş yanıkları hastalığın alevlenmesine sebep olabilir. Alkol ve sigara kullanımı, şişmanlık, stres, genel durum bozuklukları, aşırı soğuk da alevlendirici etkenlerdendir. Ergenlik dönemi ve menopozda daha fazla görülmesi hormonsal faktörlerin önemini göstermektedir. Güneş genellikle yararlıdır ancak küçük bir grup hastada yoğun güneş ışığı ile lezyonlar alevlenir ve bu hastalar yazın şikayetlerin arttığından yakınırlar. Lityum, Beta bloker ve Antimalaryal ilaç kullanımı ve sistemik ve bazı harici kortikosteroidlerin dozunun düşürülmesi psoriasisi alevlendirebilir.

Sedef Hastalığının Genel Sağlık Üzerine Olumsuz Etkisi Var mı ?

Son yıllarda sedef hastalığının, kan yağı yüksekliği ve kalp damar hastalıklarına yatkınlık oluşturduğu saptanmıştır. Özellikle ağır sedef hastaları artmış risk altındadırlar. Bu nedenle, kalp ve damar hastalıklarından korunmaya yönelik bir beslenme ve yaşam tarzı çok önemlidir. Sedef hastalarının sigara ve alkol kullanmaması, düzenli spor yapması, normal vücut ağırlığını korumaları, fazla kilolu iseler kilo vermeleri ve dengeli beslenmeleri son derece önemlidir.

Psoriasisin klinik tipleri var mıdır? Bunlar nelerdir?

Psoriasis pek çok şekilde görülebilir. Her birinin şiddeti, süresi, lokalizasyonu, şekli ve kabuklanmalarının çeşidi farklı olabilmekte hatta aynı hastada değişik vücut bölgelerinde farklı klinik şekilleri aynı anda olabilmektedir.

Saçlı deri-scalp psoriasis; saçlı deride kaşıntılı, kırmızı bir zeminde sedefi kepeklenmeler yapan yaralar şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Psoriasis Vulgaris (Plak Psoriasis); Hastalığın en sık görülen türüdür. Vakaların yaklaşık %80’ini oluşturur. Bu tipte sedef plakları belirli vücut alanlarında sınırlı kalabilir(bölgesel) ya da dağılır(yaygın tip). Bölgesel türde özellikle diz, dirsek, saç dibi, bel-kalça gibi bölgelerde kalın beyaz-gri parlak kabuklu , zemini kırmızı bazen kaşıntılı olabilen plakalar vardır. Bu plakalar vücutta dağılıp geniş alanları tutabilirler ve hastalığın generalize plak psoriasis denilen yaygın türünü oluştururlar. Plak psoriasisin sadece el ve ayağı tutan bir türü vardır. Avuçta ve ayak tabanında kırmızı zeminde soyulmalar, kalın, çatlayabilen plakalar oluşturur. Çatlakların verdiği acı nedeniyle ellerin kullanımını, iş yapmayı, yürümeyi zorlaştırır. Bu tür sedef egzema ile karıştırılabilmektedir.

5    4

Flexural veya invers psoriasis(Ters Yerleşimli Sedef) ; Bu türde plakalar daha çok derinin katlantı yerlerinde kol altı, göbek, kasık gibi kıvrım bölgelerine yerleşir. Kızarıklık ön plandadır. Kabuklanma azdır. Sürtünme, tahriş, terleme ile artar.

6

Inverse -Ters Yerleşimli Psoriazis

Guttate psoriasis(Damlacık Tarzı Sedef); Özellikle, üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında ortaya çıkabilen  bir türdür. Vücutta yaygın küçük damlacık şeklindedir ve sıklıkla vücudun geniş alanlarını kaplar. Çocuklarda sık görülen bir formdur. Guttate psoriasis bazen antibiyotik tedavisi sonrasında gerileyebilir.

7

Guttate psoriasis – Yağmur Damlası Sedef

 Püstüler psoriasis: Bu tür sedefte sarı iltihaplı, sivilce benzeri kabartılar görülmektedir. Çoğu kez sadece el ayası ve ayak tabanında olur ve bu alanlarda sınırlı kalır. Çok daha nadir olarak vücutta yaygın kızarıklık ve sivilce benzeri minik sarı uçlu belirtiler yapabilir. “Generalize püstüler psoriasis” denen bu yaygın tür ağır bir durumdur. Bu nedenle  hastaneye yatırılarak tedavi gerektirir.

8

Püstüler psoriazis

Tırnak psoriasisi Sedef Hastalığı el ve ayak tırnaklarında birçok değişiklik yapabilmektedir. Daha çok el tırnaklarında daha az bir kısmında ise ayak tırnaklarında toplu iğne başı büyüklüğünde çukurlaşmalar(yüksük tırnak), çizgiler, tırnakta kalınlaşma, sararma görülmektedir. Tırnağın gevşemesi veya parçalanması veya tırnak altındaki derinin kalınlaşması görülebilir. Tırnak tutulumu olan hastalarda sedefe bağlı eklem sorunları oluşma riski biraz daha fazladır. Eklem yerlerinde ağrı ve yanma olabilir. Sedef Hastalığının tırnak değişiklikleri mantar enfeksiyonu ile karışabilmektedir. Bu nedenle tırnak değişikliklerinin mutlaka bir dermatoloji uzmanınca değerlendirilip gerekli tetkikler yapılarak tedavisi gerekir. Tırnaktaki her değişim mantar enfeksiyonu değildir.

10    9

Eritrodermik psoriasisde Nadir görülen bir şeklidir. Tüm vücut yüzeyinde deride yaygın bir kırmızılaşma, soyulma, ciddi kaşıntı ve hatırı sayılır bir ağrı ve rahatsızlık vardır. Bu psoriasis tipi ölümcül olabilir aşırı inflamasyon ve deri soyulması derinin ısı regülasyonunun ve derinin koruyucu bariyer özelliğinin kaybedilmesine neden olur. Psoriasisin çok ciddi bir formudur. Hastanın hastaneye yatırılarak, sistemik(ağızdan alınan ilaçlar, deri altına enjeksiyon veya serum şeklinde verilen) ilaçlarla tedavi edilmesi gereken bir türüdür.

11

Eritrodermik psoriazis

Sedef Romatizması (Psoriatik Artrit) :Sedef hastalığı cilt sorunları yanında romatizmal sorunlar ile de seyredebilir. Her on sedef hastasından bir-ikisinde iltihaplı sedef romatizması görülmektedir. Sedef hastalarında eklem sorunları bir ya da birkaç eklemde ağrı, şişme, kızarma ve hareket kısıtlılığı tarzında olabilir. Böyle bir sıkıntı ile hekime başvurulduğunda mutlaka  sedef hastalığının olduğu söylenmelidir. Yine dirsek ağrısı, topuk dikeni gibi yumuşak doku şikayetleri de sedef ile ilişkili olabilir. Sedef ile ilişkili iltihabi romatizmalar genelde ilaçla tedavi edilirler. Bu ilaçlar arasında sedefe de iyi gelen metotreksat gibi ortak ilaçlar olduğu gibi yalnızca romatizmal sorunları durduran ilaçlar da söz konusudur. Romatizmal şikayetleri tedavi eden hekim ile dermatolog bu nedenle yakın temas içinde olmalıdır.

12

Sedef hastalığında eklem tutulumu

Sedef hastalığı nasıl teşhis edilir?

Dermatolog deri, tırnak ve saçlı deriyi muayene ederek teşhis koyar. Eğer tanıda güçlük çekilirse deri biyopsisi faydalı olabilir.

Sedef hastalığı tedavisi?

Hastaya psoriasisin kronik bir hastalık olduğu tedavisinin yaşam boyu sürebileceği anlatılmalıdır.

Sedef Hastalığının tedavisinde amaç hastalığın belirtileri olabildiğince yok etmek veya azaltmak, hastalığın neden olabileceği dahili sorunları önlemek ve yarattığı psikolojik rahatsızlığı gidermektir. Bu amaçla kullanılan birçok farklı yöntem vardır. Ayrıca hastalık üzerinde yoğun araştırmaların yürütüldüğü ve sürekli yeni tedavilerin geliştirildiği bir hastalıktır. Mevcut tedavi yöntemleri hastalığı kökten yok edemese de belirtileri etkili bir şekilde azaltabilir ya da kaybedebilirler.

Klasik tıbbi tedavide öncelikle alevlenmeler engellenmeye çalışılır. Altın kural kızarıklığın azaltılması ve kabuklanmanın kontrol altına alınmasıdır. Özel diyetler çok nadir vakalar hariç faydalı bulunmamıştır. Derisinin kuruması engellemek için nemlendirici krem ve losyonlar kullanılabilir. Tedaviler sedef hastalığının şiddeti, yaşam stili, yaş ve kişinin sağlık durumuna göre değişir.

Tedavi Yöntemleri

1. Topikal tedaviler  
Hafif ve orta şiddette psoriasiste krem yada pomat formunda topikal ilaçlar tek başlarına etkilidir. Kliniğin şiddetli olduğu durumlarda sistemik tedaviler yanında yardımcı tedaviler olarak ta kullanılmaktadır.

Topikal kortikosteroidler:Kortizonlu kremler, merhemler ve losyonlar pek çok hastada hastalığı kontrol altına alır ve deride geçici olarak düzelme sağlar. Hafif etkili olanlar genital bölge, yüz ve büklüm yerleri gibi hassas bölgelerde kullanılır. Daha güçlü olanlar ise saçlı deri, dirsek, diz, avuç içi ve ayak tabanında kullanılırlar. Ayrıca bu bölgelerde bir örtü ile sarılması da gerekebilir. Bütün bu uygulamalarda dikkatli olunmalı ve bir dermatoloğun kontrolü altında olunmalıdır. Güçlü kortizonlu ürünlerin yan etkileri deride incelme, kılcal damar belirmesi, çürüme ve deri rengi değişiklikleridir. Bu ilaçların ani kesilmesi hastalığın alevlenmesine neden olabilir.

Dermatologlar dirençli sedef lezyonlarına iğne ile direk kortizon enjekte edebilirler. Bu enjeksiyonlar yan etki yapmayacak kadar küçük dozlardadır.

13

 Saçlı deri tedavileri: Saçlı derideki sedef tedavisi hastalığın şiddetine, saç uzunluğuna ve hastanın yaşam stiline göre değişir. Pek çok reçeteli veya reçetesiz şampuan, yağlar, solüsyonlar ve spreyler mevcuttur. En çok kortizon ve katranlı ürünler kullanılır. Hastalar aşırı şampuanlamadan ve saçın derisini tahrişten kaçınmalıdırlar.

14

Saçlı deride sedef hastalığı

Anthralin: Bu ilaç psoriasiste deride hücrelerin DNA aktivitesini normal hale getirmektedir. Kalın sedef lezyonlarının üzerine sürülerek kullanılır. Özellikle kalın kepekli yaralarda kullanıldığında kepeklerin hızla kaybolmasını sağlamaktadır. Hafif bir tahriş, deride ve örtülerde geçici boyama yapabilir. Teknolojik yeni ürünler ve metotlar bu yan etkileri azaltmıştır.

Vitamin D: Sentetik vitamin D yani “calcipotriene ve calcitriol” deri tırnakta büyüme hızını düşürmektedir.  Lokalize sedef hastalığında tek veya diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilir. Deride tedavi sırasında kolay iritasyon yapabilirler. Klasik D vitaminin sedef tedavisinde yeri yoktur.

Retinoidler – Vitamin A;  Retinoidler sıklıkla akne ve güneş hasarında kullanılmaktadır. Ancak tazarotene psoriasis için geliştirilmiştir. Retinoidler psoriasiste deride hücrelerin DNA aktivitesini normal hale getirmektedir. Tek başına veya kortizonlu kremlerle birlikte kullanılabilir. Hamile olan kişilerin bu ürünleri kullanmamaları gerekir.

 Katran: Katranlı ilaçlar çok eski yıllardan beridir sedef tedavisinde kullanılmaktadır. Petrol ve kömürden elde edilen katran deride kaşıntı, inflamasyonu azaltmaktadır.  Giyisileri boyaması ve kötü kokusu en önemli olumsuzluklarıdır. Katranlı ilaçlar dirençli sedef alanlarında kullanılabilir.

Salisilik asit; Kalın kepeklerin deride ve saçlı deriden uzaklaştırılması için kullanılmaktadır. Tek başlarına yada diğer topikal ilaçlar ile kombine kullanılmaktadır.

Calcineurin inhibitörleri; Bu ilaçlardan  tacrolimus ve pimecrolimus atopik dermatitiste ve psoriasiste kullanılmaktadır. İmmün sistemde T lenfosit kan hücreleri üzerindeki etkileri ile sedefteki inflamasyonu düzenlemektedir.

Nemlendiriciler; Sedefte tedavi edici etkileri yoktur ancak kaşıntı ve kepeklenmeyi azaltmaktadır.

 

2. Fototerapi;  Güneş ve yapay güneş ışık kaynaklarının belirli dalga boyları ile yapılan tedavidir. En basit fototerapi yaz aylarında mümkün olan güneş banyolarıdır. Atak halinde olmayan sedef hastalığında Ultraviyole B den zengin bu tür güneş banyoları yararlıdır. Olumsuz tarafı zaman içinde güneşin neden olduğu deri yaşlanması ve onun doğal sonuçlarıdır. Ultraviyole ışığı veya güneş ışığı tedavileri deride kırışıklık, göz hasarı ve deri kanseri yapabilmesine rağmen doktor kontrolünde ışık tedavisi faydalı ve etkilidir. Sedefli hastalar özel merkezlerde ışık kabinlerinde tüm vücut ultraviyole tedavisi yapılmaktadır. Sıcak iklimlerde güneşlenme dikkatle yapılmalıdır. Mutlaka bir dermatoloğun kontrolünde olmalıdır.

Daha ayrıntılı bilgi için…

Bugün fototerapiler, dalga boyları belirlenmiş ışık  yansıtan lambalar içeren cihazlarla gerçekleştiriliyor.

a.Klasik ultraviyole B, fototerapisi

b.Darbant ultraviyole B  fototerapisi

c. PUVA: Sedef hastalığı diğer tedavilere yanıt vermez vaya çok yaygınsa PUVA tedavisi %85-90 oranında etkili olmaktadır. Tedavinin adı Psoralen ve UVA nın baş harflerinden kaynaklanmıştır. Hastalara Psoralen adı verilen ilaç verildikten sonra Ultraviyole A ışığı verilmektedir. Haftada 3 veya 4 kez uygulanarak başlanmaktadır. Ortalama 25 tedavide yani 2 veya 3 aylık  bir periyodda tedavi sağlanmaktadır. Yılda 30-40 tedavi ile sedef hastalığı kontrol altında tutulabilmektedir. Psoralen göz lensinde biriktiği için psoralen alındığı günler ultraviyoleyi kesen gözlük takılmalı ve güneşe çıkılmamalıdır. PUVA tedavisi uzun vadede sürekli uygulanırsa deri yaşlanması, lekeler ve deri kanserini arttırabilmektedir. Bu yüzden dermatoloğun dikkatli bir şekilde takip etmesi gereklidir

Ek olarak banyo PUVA diye isimlendirilen ağızdan psoralen alamayacak hastalar için geliştirilmiş yöntem de uygulanabilmektedir.

15

Psoriaziste Fototedavi kabini

d.Excimer Lazer ve MEI ışık sistemleri: PUVA ve UVB tedavilerindeki sorunları aşmak için mikrofototerapi adı altında Excimer lazer denen özel cihazlar geliştirilmiştir. Bu cihazlar beyaz renkli deriyi saptayarak UV ışınlarını buraya yönlendirir. Farklı bölgelere farklı dozlar verme şansımız olur. Verilen total doz azalır. Minimal eritem dozuna göre sorunlu bölgelere daha yüksek dozlar uygulanabilir.

Daha ayrıntılı bilgi için…

e.Goeckerman Tedavisi: ilk kez Mayo Klinik dermatologları tarafından uygulanan katran sürülmesi ve ultraviyole tedavisi uygulanmasıdır. Şiddetli  sedef hastalarında kullanılmaktadır. Bu tedavi  günlük olarak özel merkezlerde uygulanmaktadır.

f. Pulse dye lazer;

 

16

17

3. Sistemik tedavi; psoriasis diğer tedavilere dirençli ve yaygın ise sistemik tedaviler tercih edilmektedir.

Methotrexate: Bir anti kanser ilacı olan bu ürün sedef hastalığında diğer tedaviler etkili olmadığında dramatik bir düzelme sağlar. Yan etkileri nedeniyele düzenli karaciğer ve kan testleri yapılmalıdır. Akciğer grafi ve yüksek dozlarda karaciğer biyopsisi gerekebilir. Diğer yan etkiler halsizlik bulantı ve ağız yaralarıdır.

Hydrodsiüre; tek başına çok etkili değil ancak fototedaviler ile kombine kullanıldığında etkilidir. 

 Retinoidler: Ağız yoluyla kullanılan A vitamini  ile ilgili ilaçlar tek başına veya ultraviyole tedavisi ile birlikte şiddetli sedef vakalarında kullanılır. Yan etkileri dudak kuruluğu, deri kuruluğu, kan yağlarında yükselme ve kemiklerde değişikliklerdir. Retinoidler hamilelerde ve çocuk doğurma yaşındaki kadınlarda kullanılmaz. Çünkü tedavinin kesilmesinden sonraki 3 yıl gebe kalınmaması sakat doğum nedeniyle gereklidir. Düzenli kan tetkikleriyle birlikte yakın takip gerektirmektedir.

Cyclosporine: Organ nakillerinde organ atılmasını engellemek amacıyla kullanılan bir ilaçtır. Diğer ilaçlar etkisiz olduğunda ve yaygın sedef hastalığında kullanılır. Böbrekler üzerine ve kan basıncı üzerine yan etkileri nedeniyle düzenli kan testleriyle takip edilmelidir.

Thioguanine;psoriasiste etkin ilaç ve yan etkileri azdır.

Biyolojik  Ajanlar: Son dönemde, geleneksel tedaviden farklı olarak çok daha spesifik, psoriasisden sorumlu olan vücut T hücresi ve enflamatuar sitokinlerin aktivasyonunu engelleyen ve sorumlu T hücrelerini azaltan, savunma sistemini baskılayıcı olan biyolojik ilaçlar kullanılmaya başlanmıştır. Mevcut uygulamalardan hastaların memnuniyetsizliği ve toksisite nedeniyle bu ihtiyaç doğmuştur. Bu biyolojik ilaçlar daha spesifik etkili olduğu için klasik ajanlardan daha az toksik etkileri vardır. Ülkemizde şu an için psoriasis tedavisinde kullanılan biyolojik ajanlar Efaluzimab (Raptiva), Etanersept(Enbrel) infliksimab(Remicade) Adalimumab’dır.(Humira) ve Ustekinumab (Stelara)

Yapılan bir çalışmaya göre dermatologların çoğu  geçen yıl içinde psoriasis tedavisinde özellikle orta düzey vakalarda biyolojik ilaçları daha fazla kullanmıştır.  “Etanersept” bu tür ilaçlar arasında en sık kullanılan olsa da, ”adalimumab” nın payı da geçen yıl belirgin olarak artmıştır. Adalimumab (Humira), infliksimab ve etanercept’in ardından FDA tarafından onaylanmış bir TNF inhibitörüdür. Adalimumab üretiminde insan monoklonal antikoru kullanılmıştır.2008 yılında FDA adalimumab’ın Romatoid Artrit, Psoriatik Artrit, Ankilozan Spondilit, Crohn Hastalığı, Sedef hastalığı ve Juvenil idiopatik Artrit tedavisini onaylamıştır.

Biyolojik temelli tedavilerin ortaya çıkışı büyük ölçüde psoriasis tedavisini de geliştirmiştir. Son on yılda yalnızca sedef için bile pek çok biyolojik tedavi ortaya çıkmıştır. Daha önce alefasept ve efalizumab gibi ajanlar T-hücrelerinin aktivasyonunu ve göçünü bozarken daha sonra ortaya çıkan infliximab, etanercept, ve adalimumab gibi ajanlar TNF-α yı hedef almıştır. Son zamanlarda, Ustekinumab ve Briakinumab gibi yeni biyolojik ajanlar IL-12 ve IL-23 tarafından paylaşılan p40 alt birimini hedef almaktadır.

Ancak bu grup ilaçların savunma sistemini baskılayıcı ve tümör oluşturucu etkileri yönünden dikkatli ve kontrollü kullanılması gerekmektedir.

Psikolojik Destek Bilimsel araştırmalar, sedef hastalarında psikolojik destek sağlanmasının yaşam kalitesini arttırdığını ve hastalığın iyileşmesine katkıda bulunduğunu göstermiştir. Bu nedenle, gerekli durumlarda uygun ilaçlar ya da ilaç olmaksızın çeşitli psikoterapi yöntemleri kullanılabilir.

Bitkisel İlaçlar Sedef hastalığını kökten yok eden hiçbir ilaç yoktur. İlaçlar kullanıldıkları süre içinde ve kesildikten sonraki bir süre hastalığı kontrol altında tutarlar. Benzer şekilde bitkisel tedaviler, doğal ilaçlar da uzun süreli iyilik sağlayamamaktadır. Ağızdan alınan bitkisel ve doğal ilaçların ağır iç organ (ör:karaciğer) toksisiteleri, önemli yan etkileri ve ilaç etkileşimleri olabilmektedir. Bu nedenle bir deri hastalığı olan sedef hastalığının tedavisi , dermatoloji uzmanınca, etkinliğinin yanı sıra emniyetli oldukları da kanıtlanmış  onaylanmış ilaçlarla yapılmalıdır.  Hekiminiz yeni geliştirilen ilaçlar ya da diğer tedavi yöntemleri konusunda en sağlıklı ve doğru bilgilere ulaşacağınız kaynaktır.

Sedef Hastaları için öneriler

Sedef hastalığı kişiye göre değişmektedir. Bu nedenle hastalığınızı iyi gözlemleyin. Arttıran ve azaltan faktörleri gözlemleyerek kendinize göre bir yaşam alışkanlığı geliştirin.

Sedef için öneriler,

  • Her gün banyo yapın;  Banyo yapmanız sedef üzerindeki kepeklerin kalkmasını ve derinin rahatlamasını sağlamaktadır. Banyo suyuna mineral ve bitkisel yağlar, yulaf unu ekleyere bu suda 15 dakika dinlenebilirsiniz. Sıcak su sert keselenme yapmayın.
  • Nemlendirici kullanın; banyodan sonra yada cilt su ile ıslatılarak nemlendiriciler kullanılmalıdır. Soğuk ve kuru havalarda daha sık nemlendirici kullanılmalıdır.
  • Kepekli sedef alanları gece örtün; Özellikle kalın kepekli sedef alanlarını naylon strechler ile gece kapatılması bunların kaldırılmasında oldukça etkilidir.
  • Kontrollü güneşlenin
  • İlaçlarınızı düzenli kullanın;
  • Sedefinizi arttıracak faktörlerden uzak kalınız
  • Alkol ve sigaradan uzak kalınız
  • Sağlıklı beslenin